- Herkes hayatının bi döneminde pilot olmak istemiştir bence..
- Bi de ortaokulda bi hocam bana “İlerde ne olmak istediğimi” sormuştu “Genetik Mühendisi” demiştim.. Artık nası büyüttüysem kafamda, neler kurduysam.. Hatırladıkça hala gülerim.. Bence çocuklara müspet ilimlerin (1943′ten beri ilk defa ben kullanıyorum) yanında, memleket gerçekleri de öğretilmeli.. genetik mühendisi deyince DNA sarmallarından başka bişey gelmiyo o zamanlar insanın aklına ama şimdi bissürü (ha abart iyice) genetik mühendisi arkadaşım var, ne zaman görsem üstlerinde beyaz önlük, kantinde çay içiyolar..
- Küçük yerlerde de bazı meslekler o kadar popüler oluyo ki diğer meslekler tutunamıyor bazen, o derece.. Mesela Adana civar köylerinde (bunu da en son 1983′te kullanmışlardır bence) “ormancılık” baya bi popüler meslekmiş bi zamanlar.. Kaymakam bi gün köyün birini ziyarete gidiyor. Teyzenin biri soruyor: “Oğlum ne iş yapıyosun?..” diye, Kaymakamda “Kaymakamım teyze..” diyor (belertme gözünü öyle, ya ne diyeceğidi?..) Teyze de: “Vah yavrım vah!.. Keşke az daha okuyaydın da ormancı olaydın..” diyor..
- Benzer bi hikayede “Uzman Çavuş”luğun revaçta olduğu biyerden. Teğmenin biri kız istemeye gidiyor. Kadın “Ben kızımı Uzman’a vereceğim..” diye vermiyor kızı.. Kadına inandıramıyolar Teğmen’in daha üst bi rütbe olduğuna.. Kızsan kızamıyosun.. Kendi içinde tutarlı bi yerde.. Prensip yapmış elindeki imkanlarla kadıncağız.. Sen ben bu şartlarda yapamıyoruz..
- Kuralı görmek ama özümseyememek: Yürüyen merdivende bir kısım insanın soldan çıktığını, bir kısmında soldakilere yol vermek için sağda beklediğini gören ve normal merdivende solda bekleyen adam.
- Sabah karşıma “yüzüne aşırı miktarda fondöten basmış kadın” oturdu. Altıma s.çtım korkudan. Ben çok korkarım “yüzüne aşırı miktarda fondöten basmış kadın”dan.. ama az değil bakın, baya basmış olacak.. Bu biri mesela öyleydi, yüzünde bir parmak kalınlığında föndoten, hani alnına “beni yıka” yazsan yazılır yani.. bi de nereye korkmuyosun, bembeyaz bi surat, sıfır mimik, sadece göz bebekleri oynuyo fıldır fıldır.. boyunda dönmüyo.. o kadar malzeme alçı etkisi yapıyo demekki kuruyunca..
- Bi de okunuşu “föndoten” mi yoksa “fondöten”mi?.. (büyük ünlü uyumunu ayaklar altına aldık burda-Fıstıkçı Şahap mezarında ters dönmüştür vallaha)
- Bi arkadaşımla yolda yürüyoruz.. Yolda küçük bi şişe gördü.. Aldı eline.. “Ohaa!.. olum “aylaynır”.. kız arkadaşıma götürüyüm ben bunu.. kerizler şişe daha bitmeden atmışlar.. daha dibinde var kullanılır bu.. pahalı lan bunlar..” dedi.. aklım yerinden çıktıydı.. Siz bir erkeğin “aylaynır” demesinin ne kadar korkunç olduğunu bilir misiniz?..
- Yapılan her türlü iyiliğin kerizlik olarak görüldüğü bu coğrafyada “neden bir polyanna’da bizden çıkmasın..” diye hayıflananlar varsa aramızda, artık hayıflanmasın.. bence polyanna da kolpa zaten.. insanın bi eşref saati olur, bi eşşek saati olur.. tamam kırmaz belki insanları ama, bi yerde de diğer karakterlere “ya teyzecim canım sıkkın, bi de siz üstüme gelmeyin.. yarın bakarız bi çaresine..” dediğini de duymadık ki.. insan sabırtaşı olsa çatlar.. 200 sayfa boyunca kelebek gibi gezilmez ki.. herşeyi geçtim bak, hiç bişe yapma öyle gül akşama kadar, yüzün uyuşur vallaha..
- Bu arada size net sayfa sayısı veriyim diye Google’a “Polyanna kaç sayfa” yazdım, çıkan ilk 5 linki yazıyorum; 1-Neslihan – Pollyanna – ıllılı.ıl.lı..||™||Etki Forum Com||™|| ..ıl … 2-Pollyanna’cılık oyunu – Sayfa 6 – Tatlı Aşkım 3-Polyanna Kimdir-Polyanna Hakkında 4-(+ 18) polyanna tecavüze uğrarsa :) – Sayfa 3 – ..::: İzmiR TuninG … 5-Şarkı Sözleri – Pollyanna – Neslihan oku indir download-
- Büyük-yeşil-ekşi-sert elma bağımlılığım var.. Her seferinde yemin ediyorum, “almıycam artık bu son!..” diyorum kendi kendime, dayanamıyorum, bi daha alıyorum.. ama çok zararlı ya.. bi kere pahalı.. pahalı olduğu yetmiyomuş gibi nicelik olarak da tatmin etmiyor insanı.. 3 tanesi bi kilo geliyor, bi akşamda yiyorum ben zaten 3 tane.. bi de çok zor bi meyve.. yemesi zor yani.. hani “hem film izliyim, yandan da elma yiyim” diye bişe yok.. bi tanesine bildiğin 45 dakka mesai harcamak gerekiyor.. akşamlarım iptal o yüzden.. sabahları da yiycem ama yine “toplum” dan korkuyorum.. bıktım artık bu korkuyla yaşamaktan.. döveceklerse dövsünler artık.. hergün öleceğime bi gün ölürüm daha iyi..
- Evdeki banyoya, benzinliklerdeki, fırçalı araba yıkama aparatlarından yaptırıcam aga!.. çok pratik.. sabahları duş almaya üşenenler için ideal.. uyanmana bile gerek yok.. hatta yapman gereken 3-4 iş var ya uyandıktan sonra, hepsi birarada çıkar.. yüzümü ayrı yıkıyım, dişimi ayrı fırçalıyım, off daha traş olacam!.. unutun bunları.. tek yapmanız gereken ayakta, 32 diş sırıtır vaziyette durmak.. 15 dakka içinde pırıl pırılsınız.. ha isteyen bi de, adam tutar, çıkışta çekçekle fazla suları çeker adam “voci, voci” diye, o 15 dakka 5 dakkaya düşer.. Madem modern insanız, modern çözümlerle gelmek lazım toplum bakma öyle!..
BİRİ BİZİ ÖZETLİYOR!..
Öndeki Aracı Twitter’da Takip Et!
-
"Bu ne la?.." diye merak eden kaç kişi kaldık?..
- 13,572 tık
iletişim:
- Ömer HARMANKAYA
- Ofis Adres:
Ne ofisi be olum, açlıkten nefesimiz kokuyo.. Sen çaldır, ben beş dakkaya gelirim yapıkredinin oraya- Telefon: Haftaya bağlanacak
- E-Posta: omerharmankaya@gmail.com
- Twitter: twitter.com/omerharmankaya
Telif Hakkı © 2009
Yazı, espri ve karakterlerin yayın hakları saklıdır. Yazarın izni alınmaksızın hiçbir yazılı, basılı ve görsel yayın organında ve sanal ortamda kullanılamaz.


Muthis is cikariyorsun. Mizah dergilerini dusunmelisin